Kullanıcı Adı :
Şifre :
 

HABERLER

Bilgililer Derneği, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrenci, mezun, akademik ve idari çalışanlar arasındaki dayanışmayı güçlendirmek için çeşitli faaliyet ve organizasyonlar düzenlemektedir. Dernek gerçekleştirdiği faaliyetlerinde bu grupları aynı platformda buluşturmakta, özellikle mezun öğrencilerin okul ile bağlarının kopmamalarını sağlamaktadır.

Bilgililer Derneği, Kağızman YİBO projesi dahil olmak üzere birçok sosyal sorumluluk projesine öncülük etmekte; mezunların okul sonrasında da sosyal sorumluluk ve sivil toplum bilincinin güçlendirilmesi için çaba sarfetmektedir.

2003 yılının Temmuz ayında İstanbul Bilgi Üniversitesi ve mezunlarının önderliğinde Doğu Anadolu’da, Kars ilinin 21.000 nüfuslu Kağızman ilçesinde bir çalışmaya başladık. Daha önce okullarında suların akmadığı ortamlarda eğitim gören Kağızman’ın umutsuz çocuklarını, bir yıl sonra Latin dansı kurslarının bile ilçede yadırganmayacağı, ilköğretim öğrencilerinin kısa filmler hazırlayarak birbiri ile yarışacakları, pırıl pırıl bir ortama taşıdık. Konuşmaktansa harekete geçmeyi seçen bir kurum ve ekip ile yerel kalkınma adına neler yaptığımıza Kağızmanlılar kadar zaman zaman biz bile şaşırdık. Tüm projeye yön verirken sürekli “alışkanlıkların değişmesi” kavramının sürdürülebilirliği için kafa yorduk. Gerçekten alışkanlıkları değiştirmek zordu, fakat özellikle Kağızman’daki ekibimizin değerli katkıları ve sabrı aynı zamanda çocuklarla işbirliği yapmamız ve öğretmenlerimizin de inancı ile önemli adımlar attığımıza inanıyoruz.

Türkiye’de tüm Yatılı İlköğetim Bölge Okulları’nın (YİBO) yaşadığı sorunları tek başımıza çözmek gibi bir hedefimiz olmadı. Diğer ilgili kurumlarla sürekli işbirliği içerisinde olarak maddi ve manevi tüm kaynaklarımızı tek bir okula odaklandırarak “model bir okul” yaratmaya, ülkemizde hayırsever vatandaşlar, diğer vakıflar ve şirketler için gerektiğinde bir yol haritası oluşturmaya gayret ettik. İki temel bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde YİBO’ların genel durumunu ve Kağızman’da yürüttüğümüz projeyi anlatmaya gayret ettik; ikinci bölümde sözü Kağızman’lı çocuklara ve projemizin çok değerli uzmanlarına bıraktık. Bu kitapta YİBO’lar ile ilgili genel anlamda bilgi vermenin yanısıra, bir YİBO projesine girişildiğinde pratik olarak nasıl bir yol haritası izlenebileceğini ve karşılaşılabilecek zorlukları anlatmaya gayret ettik. Bu çalışmamızın özel bölümlerinde ise Kağızman’dan Kadir Karabulak’ın ve Tiyatro Candela’nın görüşlerine ek olarak Prof. Dr. İpek Gürkaynak ve Prof. Dr. Türkân Saylan’ın proje hakkındaki yorumlarını da beğenerek okuyacağınızı düşünüyoruz. Türkân Saylan hocamızın kitapta çok değerli bir sözü var: “Bu kitap, Anadolu gerçeklerini tanımayan, dahası tanımak istemeyen, açıkçası ‘bana ne, beni ilgilendirmez ki’ diyenlere umarım iyi bir yanıt ve belge olacaktır.” Evet, Anadolu’da Türkân Hocamız gibi hayatını eğitime adamış gönüllülerimiz bulunuyor. Ülkemizin tüm sorunlarının çözümünü devlete havale etmeyen, tam aksine elinden geldiğince çözüm üretmek, somut sonuçlar ortaya koymak için daha güçlü bir Türkiye hedefine adanmış hayatlar...

Bu kitapla tüm bu gönüllü çabaları bir kez daha sizlere hatırlatarak emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Artık Kağızmanlı olan Kadir dostumuz şöyle diyor: “Değişimin, tek yanlı olmadığı, karşılıklı olarak tanıma, güven ve saygı olmadan gerçekleşmeyeceğini çok iyi biliyordum. Biz kocaman bir göle çok kısıtlı kaynaklarla bir maya çaldık ve mayamız ilk yılda tuttu. Maya tutsa da aslında işimiz bitmedi. En büyük sorumluluğu şimdi daha iyi hissediyoruz. Artık uzaklarda unutacağımız veya ara ara kitap, giysi gönderecek bir okulumuz değil; “sevgiyi paylaşacağımız çocuklarımız” var. Çünkü biz, bir yıl boyunca sabahtan akşama kadar, sıcak günlerden karların arasından sıyrılan kardelenleri gördüğümüz ana; çorak topraklarda çimlerin çıkmasındaki heyecana kadar çocukların yanındaydık. Onlarla değişimi paylaştık, değişimi yaşadık.”

Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) ile Pansiyonlu İlköğretim Okulları (PİO), hüzün, yalnızlık ve yoksulluğun birlikte uyuduğu eğitim kurumlarıdır. Çoğumuzun açılımlarını bile bilmediği bu kurumlarda yaklaşık 284.000 çocuğumuz oldukça kötü koşullarda eğitim görmektedir. İktisadi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli değişkenlerinden birisi olan eğitim sorunu sadece bölgenin değil hepimizin problemidir. Dolayısıyla önce kendi hikayemizi değiştirmeli; bölgeye dokunmalı, şikayet etmekten ziyade harekete geçmeli, her şeyi devletten beklemek yerine siyasi hastalıklarımızdan uzaklaşarak çocuklarımızın elinden tutmalı, sonrasında bölgenin gözyaşları, yalnızlık ve hüzün üzerine yazılmış kaderine yeniden yön vermeliyiz. İşte 2003 yılının Temmuz ayında saptadığımız bu gerçeklerle Anadolu yollarına düşmüştük. İstanbul’a döndüğümüzde İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bilgililer Derneği önderliğinde ve koordinasyonunda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Ekonomistler Derneği’nin katılımcılarından oluşan bir ekip kurularak Kars Kağızman YİBO pilot okul seçilmiş; zaman kaybetmeden çalışmalara başlanmıştır.

Bir yıl gibi kısa bir sürede yaşanan değişimi, YİBO öğretmenlerimizden Dilara Köktürk’ün şu sözleri çok güzel özetliyor: “Artık Kars Kağızman Akören Köyü’nde Victor Hugo okunduğunu, gitarla güzel ezgiler çalındığını biliyorum ve bu beni çok heyecanlandırıyor; çünkü bir gelenek değişiyor.”

25 Kasım 2004 tarihinden itibaren Bilgi Yayınları www.bilgiyay.com 'dan kargo ücreti ödemeden temin edebileceğiniz kitabımızın tüm geliri yine YİBO'lara destek olarak aktarılacaktır. Bilgi mezunları olarak, sıradışı hedefler peşinde koşmaya devam edeceğiz. Hayata geçirmeye çalıştığımız bir “değişim” masalının ve mütevazi çabalarımızın büyüyerek ülkemizi daha güçlü bir Türkiye hedefine yaklaştırması dileğiyle saygılarımızı iletiriz.

Tuna Bekleviç

İstanbul Bilgi Üniversitesi
Bilgililer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

 

• Sunuş  
  • Dernek'ten  
  • Neler yapıldı  
  • Hasat Vakti  
  • Kağızman Modeli
 
  • Destekleyenler